BAKÜ FATİHİ NURİ (Killigil) PAŞA ( 1881–2 Mart 1949 ) « Samsun Mega Haber

4 Ağustos 2026 - 22:38

BAKÜ FATİHİ NURİ (Killigil) PAŞA ( 1881–2 Mart 1949 )

BAKÜ FATİHİ NURİ (Killigil) PAŞA ( 1881–2 Mart 1949 )
Son Güncelleme :

04 Mart 2023 - 11:18

Cenaze namazının kılınmasına bile izin verilmedi
67 yıl sonra GANİRE PAŞAYEVA öncülüğünde mezarı bulundu ve cenaze namazı kılınabildi

BAKÜ FATİHİ NURİ (Killigil) PAŞA ( 1881–2 Mart 1949 )
ENVER PAŞA’NIN KARDEŞİ NURİ PAŞA OLMASAYDI, BUGÜN KARABAĞ ZAFERİ OLMAZDI

Çırpınırdı Karadeniz, Kafkas İslam ordusu marşı ve Kafkasya dağlarında çiçekler açar marşları O’nun için bestelenmişti

Enver Paşa’nın kardeşi, kut’ül Emare kahramanı Halil Kut Paşa’nın yeğeni
Yerli ve Milli harp sanayi kurucusu
İsrail’e yaranmak için cenaze namazı bile kılınmamıştı.

Azerbaycan’ın uğruna türküler ve şiirler yazdığı, milli mücadele kahramanı Nuri Killigil Paşa’yı vefatının yıl dönümünde saygı ve sevgi ile anıyoruz.

Mehmet Emin Resulzade’nin deyimiyle “Gökten inmiş bir halaskâr melektir.”

Tarihin gizli sayfalarında kalmış bir isim: Nuri Killigil Paşa

67 yıl sonra GANİRE PAŞAYEVA öncülüğünde mezarı yaptırılarak, cenaze namazı kılınabilmişti
Çırpınırdı Karadeniz, Kafkas İslam ordusu marşı ve Kafkasya dağlarında çiçekler açar marşları O’nun için bestelenmişti
O Bakü fatihi diye anılan, Enver paşa’nın kardeşi NURİ (KİLLİGİL) PAŞA’dır

Gözükara bir subay, idealist bir memleket sevdalısı.
Hayatı silahlarla geçmiş, gerçek bir silahşor, Türk savunma sanayisinin temellerini atan, itilmiş, horlanmış ve unutulmuş, unutturulmuş bir kahraman.

Enver Paşa’nın öz kardeşi Nuri Killigil Paşa
Kafkas İslam Ordusu Komutanı olarak, Ermenilerin ve Rusların işgalindeki Bakü’yü kurtardı.
Bu zaferden sonra Azerbaycanlılar tarafından adına destanlar, şarkılar yazıldı.

Ve “Bakü Fatihi” olarak tanınmaya başladı.
1925 yılında Atatürk’ün imzasıyla Yarbay rütbesiyle emekliliği onaylandı.
1929’da devlet tarafından İstiklal Madalyası’na layık görüldü.

Si­lah imal et­mek en büyük hayaliydi.

Genç­li­ğin­de ağa­be­yi En­ver Pa­şa’ya, “Ağabey bırak beni silah imal edeyim.” de­miş­ti.
Açtığı fabrikada silahlar üretmeye başlıyor.
Tabancaları (Killigil) dünyanın en iyi 20 silahı arasında sayılıyor.
Gidip Sütlüce’de muhteşem bir fabrika kuruyor.

Yeni tezgâhlarla hızına hız katıyor.
Nuri Killigil’in bu başarıları, Türkiye’nin milli ve yerli bir savunma sanayisi olmasını istemeyenleri rahatsız etti.

Ve, 2 Mart 1949, Saat 17.10. Killigil tesislerinde artarda üç patlama yaşanıyor.
Sabotajcılar önce kimyahaneyi uçuruyor.
Ardından cephane parlıyor.
Bu menfur saldırıda 27 kardeşimiz şehit oluyor.

Nuri Paşa’nın naaşı 20 gün sonra Haliç’te su yüzüne çıkıyor.
Patlamadan sonra Nuri Paşa’nın yanmış birkaç parça el, ayak ve giysisi bulunur ancak.
Ve bunlar bir tabuta konarak toprağa verilir.
Minik tabutta yatan büyük, idealist ve gözükara bir paşadır.

Dönemin istanbul müftüsü “Ceset noksan” bahanesiyle namazı kıldırmıyor, kılınmasına da izin vermiyor.
Hâlbuki gıyabında bile kılınabilir.
Hadise Meclis’te (23 Mart) kapalı celsede ele alınıyor.
Bazı mebusların; “Örtbas etmeye çalışmayın!” diye bağırdıkları işitiliyor.

Meclis, tutanaklarını kilitliyor.
Ömrünü memleketine adamış bu müslüman Türk evladına bir cenaze namazı bile çok görülmüştü.

O tarihlerde Müslüman Araplarla İsrail arasında büyük çatışmalar yaşanıyordu
Nuri Killigil, müslümanlara silah satıyordu. Şehit olduğu gün Mısır’dan yeni gelmişti.
Silah fabrikasında ki sabotaji, İsrail’liler yapmıştı
İnönü yönetimi, İsrail’e yaranmak için cenazesine bile tavır almıştı
Üç gün sonra Türkiye
İsrail’i ilk tanıyan ülke olmuştu

VE GANİRE PAŞAYEVA

67 yıl sonra konu ile ilgili Atilla Oral tarafından yazılan bir kitap ile birlikte gündeme gelen olayı duyan Azerbaycan Parlamentosu Milletvekili Ganire Paşayeva’nın öncülüğünde, bakımsız halde bulunan Killigil Fabrikası Şehitliği restore edildi.

67 yıl önce kılınmayan cenaze namazı kılındı. Azerbeycan’dan getirilen toprak da şehitliğe serpildi.

Azerbaycan Milletvekili Ganire Paşayeva, Nuri Paşa hakkında konuştu:

“Nuri Paşa Azerbaycan Türkleri için çok büyük bir liderdir.
Osmanlı Devleti 1. Dünya Savaşı’nda yenilmişti ve çok zor günler geçiriyordu.
Buna rağmen Azerbaycan’a Nuri Paşa’nın başkanlığında Türk Kafkas İslam Ordusu desteği geldi.
Zor günler yaşamalarına rağmen Anadolu’daki insanımız Azerbaycan’a yardıma geldi.”

Biz hep Nuri Paşa’nın mezarını aradık Türkiye’de. Bulduğumuzda mezarlığın yeniden onarılmasını ve üzerinde Türk, Azerbaycan bayraklarının dalgalanmasını istedik.
Genç nesillerin bu kahramanı tanıması lazım.
Bugün de bayraklar beraber dalgalanıyor. Ruhu şad olur.”

‘İki devlet bir millet’ diyerek bugünlere geldi kardeş ülkeler Azerbaycan ve Türkiye. Nuri Paşa bu sevginin temellerini atan bir isimdi.

Nuri Paşa Azerbaycan’dan döndükten sonra da Azerbaycan için Türkiyemiz için fedakarlıklar etmişti.
İlk silah fabrikasını kurmuştu.
Türk dünyasının buna ne kadar ihtiyacı olduğunu biliyordu.
Nuri Paşa her zaman gönlümüzde yaşayacak.
Türk dünyasının bütün insanlarının gönlünde yaşayacak.
Hiçbir zaman ölmeyecek. Milleti için hayatını feda eden insanlar hiçbir zaman unutulmaz.
Her bir Azerbaycan insanı ‘Nur içinde yat Nuri Paşa.
Seni hiçbir zaman unutmayacağız, milletimizin kahraman evladı’ diyerek saygıyla anıyor.”

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.