
SÖZÜNÜN ERİ MİLLETVEKİLİ İSTİYORUZ
Bir Gazeteci olarak, Samsun’da tüm partilerin Milletvekili Aday Adaylığı basın açıklamalarını takip ediyordum. Gerekse röportajlar, özel sohbetler yapıyor, gerekse Bizim Samsun TV ‘de canlı yayınlarım da misafir ederek Milletvekili Aday Adaylarının projeleri hakkında bilgiler alıyorum.
Şimdi Milletvekili Aday Adaylarına bakıyorum aday adayları, aday olamayacaklarını bile bile aday adaylığı başvurusunda bulunuyorlar. Aday adayları ile, kısada olsa sohbetlerde bulunuyorum. Maalesef bu ateşten gömleği giyebilecek, Milletvekiliği sorumluluğunu alabilecek, vatandaşının sorunlarına merhem olabilecek, dertlerine derman olacak, tuttuğunu koparacak, aday olduğu şehrin sıkıntılarını meclise taşıyabilecek ağırlıkta, adaylar göremiyorum. Tabi içlerinde şu an için gördüğüm, umut ettiğim aday adayları da var, onları tenzih ediyorum.
Bizlere daha şimdiden şikayetler gelmeye başladı. Bu nasıl iştir arkadaş yahu! Diyerek sitem ediyorlar.
Bizim taze Aday Adaylarımız, telefonlarına bakmıyorlar mış. Desene dedim Aday adaylarımız milletvekili olmadan eski vekillerden pek farkı olmayacaklarının sinyalini şimdiden vermeye başlamışlar dedim.
Bizler Gazeteciyiz, gazeteci olmamıza rağmen Sayın vekillerimize bizler bile ulaşamıyoruz, ulaşmakta da zorluk çekiyoruz. Telefonlarını açmaktan imtina ediyorlar,. Korkar hale gelmişler. Biz vekillerimize gazeteci olarak ulaşamıyorsak, vadandaş nasıl ulaşsın, umutla seçtiği vekile derdini, meramını anlatabilsin. Maalesef sevgili dostlar, bu konuda bende çok muzdaribim.
Bir insan neden Milletvekili olmak ister? neden milletvekili olmalıdır, diye her zaman kendime yıllardır sormuşum dur. Kendime bile sağlıklı bir cevap verememişimdir. Ama aklımda tilkiler dolaşmıyor da diyemem! Milletvekili, Parlemontoda seçmenini temsil etmeli, vatanını, milletini için hayırlı işler yapmalıdır. Vatanının bütünlüğünü esas almalıdır. Yan yollara girmemelidir. Milletvekili parlemonta da cebini düşünen değil, milletini vatanını düşünen vekil olmalıdır.
Aslında, kendimce şöyle yapılmalıdır. Milletvekil olan vekillerden, daha parlemontaya girmeden, memurlardan istenildiği gibi kendilerinden mal beyanı istenmelidir. Milletvekiliği bittikten sonra da aynı beyan tekrar istenmelidir. Hatta ailesi ve yakın çevresi bile gözlem altına alınmalıdır.
Bizler görüyoruz, normal bir vatandaş ken vekil olduktan sonra, şirket kurmalar, ihaleler, boş kalelere gol atmalar almış başını gidiyor. Vekill, asıl işini unutup, başka sahalarda top çeviriyorlar.
Burdan Parlemontodaki tüm vekillere soruyorum, kaçınız, gensoru, soru önergesi verdiniz. Hangi yaraya merhem oldunuz. Vekil olduğunuz şehre neler yaptınız. Aday olduğunuz şehre kaç kere geldiniz, halkın arasına girip hangi esnafın derdini dinlediniz. Bir çay ocağına gidip bir çay içtiniz mi? Tabi ki kocaman bir HAYIR..
Sadece vekil olduğunuz şehre, Cenazelere oda, her kesin değil, fotoğraflarının çekileceği “zengin cenazelerine”, yada nikah şahitliğine, gelirsiniz.
Ben, Samsunluyum dokuz tane vekilimiz var. Gazeteci olmama rağmen, çoğunu hiç görmedim. Görsem de tanımam. Bir de vatandaşı düşünün.
Şimdi Milletvekili Aday Adaylarımız yaptıkları basın toplantılarında bir çok vaadler veriyorlar, ucu açık projelerinden bahsediyorlar. Burdan Milletvekili olacak, seçilecek aday adaylarına sesleniyorum! Yapamacağınız projeleri, altından kalkamayacağınız vaadleri vermeyin. Daha doğrusu uçmayın. Ülkenin başına Cumhurbaşkanı olmayacaksınız, milletvekili olacaksınız, oynayacağınız top sahası kadar vaadlerinizi veriniz ehliyetsiz pilot olmayınız.
Gerçi şimdi moda olmuş söz vermek, söz veripte tutmamak. Nasıl olsa söz unutulur, biz söz vermeye devam edelim, diyorsanız o sözler sizin karşınıza bir gün çıkar. Bilmiyorum yüzler kızarır mı? Orası da meçhul. Daha unutmadık namus, şeref sözleri verenleri..
Şimdi, sana söz biz de unutmadık, yerine getirilmeyen sözleri..
Allah’a emanet olunuz….
Miraç MORÇÖL
30.03.203/ Samsun