
DEREBAHÇELİ/ALİ KAYIKÇI
“HİCİVLER-TAŞLAMALAR”: “KALEMLE HAŞLAMALAR!..”
* “(Her şeyi) yaratan Rabbinin adıyla oku!.. O keremine nihayet olmayan Rabbindir. Ki, kalemle yazı yazmayı öğreten O’dur… İnsana bilmediği şeyleri O öğretti.” (Kur’ân-ı Kerîm; Alâk Sûresi; âyet 1, 3, 4-5)
* “De ki: “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Ancak akıl sâhipleri ibret alırlar.” Kur’ân-ı Kerîm (Tibyân Tefsiri), Zümer Sûresi; âyet 9
* “İçinizden iyi ve yararlı olana dâvet eden, doğru olanı emreden bir topluluk çıksın. İşte gerçek kurtuluşa kavuşanlar onlardır.”, “Siz Müslümanlar; insanlığın iyiliği için çıkarılmış bir topluluksunuz, doğru olanı emreden, eğri olandan insanları sakındırırsınız.”, “Ey îmân edenler! Sizden olmayanları dost edinmeyin! Sizi şaşırtmakta kusur etmezler, işlerinizin sarpa sarmasını arzu ederler. Görmüyor musunuz buğzları ağızlarlından taşmakta…” (Kur’ân-ı Kerîm; Al-i İmrân Sûresi, âyet 104, 110, 118)
* “Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel bir biçimde mücâdele et/tartış!..” (Kur’ân-ı Kerîm; Nahl Sûresi, âyet 125)
* “Güzel bir söz; kökü yerde sabit, dalları semâda olan güzel bir ağaç gibidir. Yemişlerini Rabbinin izniyle her zaman verir. Habîs (kötü) bir söz de yerinden sökülmüş, kökü olmayan kötü bir ağaca benzer.” (Kur’ân-ı Kerîm; Tibyân Tefsîri-İbrahim Sûresi, âyet: 24-26)
* “Habîs söz söylemek, habîs adamlara lâyıktır. Habîs adamlara, habîs kelâm yakışır.” (Kur’ân-ı Kerîm- Mevâkib Tefsîri; Nûr Sûresi, âyet: 26)
* “Allah yolunda şehîd olanlara ölü demeyiniz. Bilâkis onlar diridirler, lâkin siz anlayamazsınız.” (Kur’ân-ı Kerîm; Âl-i Îmrân Sûresi, âyet 169-170)
* “Kim bir mü’mini meteammiden (kasten) öldürürse, artık onun cezası Cehennem’de ebedî kalmaktır; Allah ona gazab etmiş, lânet etmiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.” (Kur’ân-ı Kerîm; Nisâ Sûresi, âyet, 93) * “…Allah’ın insanları birbiriyle önlemesi olmasaydı, yeryüzü mutlaka bozulup gitmişti.” (Kur’ân-ı Kerîm; Bakara Sûresi, âyet 251’den)
* “Sakın hâinlerin savunucusu olma!..” (Kur’ân-ı Kerîm; Nisâ Sûresi, âyet 105’den)
* “Sakın yeryüzünde fesâd çıkarma. Doğrusu Allah, fesâd çıkaranları sevmez.” (Kur’ân-ı Kerîm; Kasas Sûresi, âyet 77’den)
* “…yeryüzünde fesâd çıkarmaya çalışanların cezası, ancak öldürülmeleri veya asılmaları yahut ayak ve ellerinin çaprazlama kesilmesi, ya da bulundukları yerden başka bir yere sürgün edilmeleridir. Bu, dünyâda onlar için bir zillettir. Âhirette ise onlar için büyük bir azab vardır.” (Kur’ân-ı Kerîm; Mâide Sûresi, âyet 33’den)
* “Doğru yol gösterildikten sonra Peygamber aleyhisselâma uymayan ve îmânda ve amelde mü’minlerden ayrılan kimseyi küfr ve irtidâdda bırakır ve Cehennem’e atarız. O Cehennem, çok kötü bir yerdir.” (Kur’ân-ı Kerîm-Nisâ Sûresi, âyet 104)
* “İçinizden kim irtidâd eder de kâfir olarak ölürse, yaptığı (iyi) işler dünyâda da âhirette de boşa gitmiştir. Onlar o ateşin (Cehennem’in) arkadaşlarıdır. Onlar orada (bir daha çıkmamak üzere) ebedî (sonsuz) kalıcıdırlar.” (Kur’ân-ı Kerîm-Bakara Sûresi, âyet 217)
* “Benim yolumda mücâhid kimse, benim uhdemdedir (zimmetimdedir). Rûhunu kabzedersem onu Cennet’e vâris ederim. Memleketine döndürürsem sevâb… ile döndürürüm.” (Hadîs-i kudsî-Râmûz-ül-Ehâdîs), “Kulum farzları yapmakla bana yaklaştığı gibi, başka şeyle yaklaşamaz. Kulum nâfile ibâdetleri yapınca, onu çok severim. Öyle olur ki, benimle yürür. Benden her ne isterse veririm. Bana sığınınca onu korurum.” (Hadîs-i kudsî-Buhârî), “Ey kulum! Emrettiğim farzları yap, insanların en âbidi (ibâdet edeni) olursun. Yasak ettiğim harâmlardan sakın, verâ sâhibi (şüphelilerden kaçınanı) olursun. Verdiğim rızka kanaat eyle, insanların en ganîsi (zengini) olursun, kimseye muhtaç kalmazsın.” (Hadîs-i kudsî-Mişkât)
* “Dîn, nasîhattır.”, “Benim ümmetim, bâtılda ittifak etmez.”, “İyi bir iş yapmaya niyet edip de yapamayana, tam bir iyilik yapmış gibi sevâb verilir. Niyet edip yaparsa, on mislinden 700 misline, hatta daha fazla sevâba kavuşur. Kötü bir işe niyet edip de yapmayana, yapılmış tam bir iyilik sevâbı verilir, niyet edip de yapana ise sâdece bir günâh yazılır.”, “Îmân etmedikçe Cennet’e giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de gerçek mânâda îmân etmiş olamazsınız!”, “Îmânın temeli ve en kuvvetli alâmeti, Müslümanları sevmek ve Müslümanlara düşmanlık edenleri sevmemektir.” , “İnsan, dünyâda kimi seviyorsa, âhirette onun yanında olacaktır.”, “Hubb’ül vatan minel îmân”/Vatan sevgisi îmândandır.”, “Allahü teâlâya îmândan sonra en faziletli ibâdet, vatan savunmasıdır.” “El vahdetü rahmetün ve’l-fırkatü azabün (Birlikte râhmet, ayrılıkta azâb vardır)”, “Allah yolunda cihâd eden kimselerin hâli, gündüzleri oruçlu olup, gecelerini ibâdetle geçiren, Allahü teâlânın âyetlerine itâat eden, namâz ve oruçtan dolayı hiçbir gevşeklik hissetmeyen kimsenin hâli gibidir ki, yine Allah yolunda cihâd eden üstündür.”, “Bütün ibâdetlere verilen sevâb, Allah yolunda gazâya verilen sevâba göre, deniz yanında bir damla su gibidir.”, “Bir gâziye veya mücâhide yardım edeni, Cenâb-ı Hakk mahşerde (gölge olmayan günde) gölgelendirir.”, “Ümmetim, kötü din adamlarından çok zarar görecektir.” , “Mü’minler, birbirlerinin Allah yolunda dökülen kanlarının öcünü almakla mükelleftirler.”, “Mü’minin öldürülmesi, Allah katında dünyânın yok olmasından daha büyük iştir.”, “Bir kimsenin, bir mü’mini sebepsiz yere öldürdüğü kat’i delilerle sabit olunca, öldüren hakkında kısâs hükmü tatbik olunacaktır.”, “Haksız yere öldürülen herkesin kanında Âdem’in ilk oğlu Kabil’in günâh payı vardır. Çünkü adam öldürme çığırını ilk açan o idi.”, “Hadîslerimi ve sünnetimi rivâyet edenler ve onları insanlara öğretenler, benim halifelerimdir.”, “Cumartesi günleri Yahudilere, Pazar günleri Hıristiyanlara verildiği gibi, Cuma günü, Müslümanlara verildi. Bugün, Müslümanlara hayr, bereket, iyilik vardır.”, “Güneş, Cuma gününden daha iyi bir gün üzerine doğmaz. Âdem (aleyhisselâm) Cuma günü yaratıldı. Cuma günü Cennet’e girdi. Cuma günü Cennet’ten çıktı. Kıyâmet Cuma günü kopar.”, “Günlerin en kıymetlisi Cuma’dır. Cuma günü bayram günlerinden ve Âşûre gününden daha kıymetlidir.”, “Cuma günü gusledip, namâz için câmiye gidip nâfile namâz kılan ve imâm hutbeden ininceye kadar sessizce oturup, sonra imâmla beraber Cuma namâzını kılanın, bir hafta sonraki Cuma’ya üç gün daha ekleyerek olan gün miktarı işlediği günâhları mağfiret olunur.” (Hz. Muhammed “sallallahü aleyhi ve sellem”)
* “Hiçbir kimse yoktur ki, dostu ve düşmanı olmasın. Mademki böyledir, o hâlde Allahü teâlâya ibâdet edenlerle beraber bulun, onları sev!..” (İmâm-ı Şâfiî “r. aleyh”)
* “Söz ola kese savaşı,söz ola kestüre başı/Söz ola ağulu aşı, bal ile yağ ide bir söz. Kişi bile söz demini, dimeye sözün kemini/Bu cihân cehennemini, sekiz uçmağ ide bir söz.” (Yûnus Emre “r. aleyh”)
* “Her günâh affedilebilir. Her günâhın cezâsı, muhakkak dünyâda verilmeyebilir, âhirete de kalabilir. Ama zalimin cezâsı hem dünyâda, hem âhirette verilmedikçe ölmez.” (Hüseyin Hilmi Işık “r. aleyh”-Sohbetler)
* “Hakiki bir Müslüman, samimi bir mü’min; hiçbir zaman anarşiye ve bozgunculuğa taraftar olmaz.” Said Nursî (r. aleyh)
* “İrtidâd: Müslüman iken, İslâm dînini terk etmek, başka bir dîne geçmek, ateist (dinsiz) ve mürted olmak” (Sözlük)
* “Devlete isyân etmemek, kanunlara karşı gelmemek vâcibdir.” (Tam İlmihâl Seâdet-i Ebediyye; 123. Baskı, İst. 2012, s. 438)
* “Vâcib: Kur’ân-ı Kerîm’de açık olmayarak bildirilmiş veya bir sahabenin açıkça bildirmesi ile anlaşılmış olan emirler. Kurban kesmek, fitre vermek, vitir namâzında kunut duâlarını okumak, (erkekler için) bayram namâzlarını kılmak… gibi.” (Türkiye Gazetesi Dînî Terimler Sözlüğü; c. 2, s. 280)
* “Farz-ı Ayn: Her Müslüman’ın yerine getirmesi lâzım olan, farzlar. İmânı yani Ehl-i Sünnet îtikâdını kısaca öğrenmek ve iyi ve kötü huyları öğrenmek farz-ı ayndır. Abdesti guslü, namâzı ve orucu ve harâmları da, her Müslüman’ın öğrenmesi, demektir.” (İmâm-ı Rabbânî “r. aleyh”)
* “Askerî ve ekonomik güç, moral (ahlâkî) güçle desteklendikçe daha anlamlı hâle gelir.” (Prof. Dr. Çağrı Erhan-Türkiye Gazetesi; 19.06.2016, s. 16)
* “Allah’ım; izzetine sahip çıkmak için tanklara meydan okuyan bu Millete zevâl verme!.. Asırlar boyunca mazlumların umudu olmuş, mağdurların yanında yer almış, muhacirlere kucak açmış bu Milletin üzerinden rahmet ve nusretini eksik etme!.. Ümidimizi ve huzurumuzu bozmak isteyenlere, topraklarımıza fesât tohumları ekmeye çalışanlara fırsat verme!.. Dînimizin, Devletimizin, Milletimizin bekasını sarsacak her türlü dâhili ve harici düşmanlardan bizleri halâs eyle!.. Biz sırtımızı Sana dayadık, Sana güvendik, gücümüzü Sana ettiğimiz îmândan aldık, yıkılmamıza ve dağılmamıza izin verme Allah’ım!.. Ezânları susturan darbelerden, darbeleri susturan salâ seslerini bize lütfettiğin için Allah’a hamd ediyorum.” (Diyanet İşleri Başkanı-Prof. Dr. Mehmet Görmez; Kocatepe Camii, Cuma namâzı-22.07.2016)
* “Serden geçtik vatan, millet, Allah aşkına/Bütün dünyâ bunu görüp döndü şaşkına!..
Demokrasi destanında şahitler biziz/Bir ölünce bin dirilen şehitler biziz!..” (Hanefi Söztutan)
* “Baş koymuşum Türkiye’min yoluna/Düzlüğüne yokuşuna ölürüm…” (Dilaver Cebeci “r. aleyh”)
* “Allah, şiiri hak yolunda kullananlardan râzı olsun!” (Prof. Dr. Cevat Akşit-Millî Gazete; 27.04.2017, s. 9)
* “BM: Birleşmiş Milletler, “AB: Avrupa Birliği * “ABD: Amerika Birleşik Devletleri
* “SDG: Suriye Demokratik Güçleri (PYD/YPG’nin yeni uyduruk adı) * “BOP: ABD’nin, (İsrail güdümlü) Büyük Ortadoğu Projesi
* “BİP: ABD ve AB’nin öncülüğünde gerçekleştirilmek istenen Büyük İsrail Projesi.
* “Talmûd-Mişnâ: Bâzı Yahudi Hahamlar tarafından kaleme alınan ve muharref Tevrât’tan sonra kutsal sayılan dînî-siyâsî kitaplar.
Saygıdeğer Okuyucularımız!..
Eskilerin “Hicviye” dediği, “Türk Halk Edebiyatı”nca ise “Taşlama” olarak adlandırılan, şimdilerde ise zaman zaman “Yergi” diye nitelendirilen, sözlük ve ansiklopedilerde ise “Dönemin ünlü kişilerini, kötülüklerini, gülünç yanlarını şiirle kötüleme, yerme sanatı” şeklinde tariflenen ve “Bir kişinin, bir toplumun, bir inancın, bir geleneğin, bir tutumun eksik, kötü ve gülünç yönlerini alaylı bir dille anlatan manzum parçalar” diye de izah edilen güzel mi güzel bir yazı türümüz ile Sizleri selâmlamak ve de bu yolla günün/dönemin bâzı meselelerine dikkat çekmek istiyoruz…
Ve dahi/bilvesile ile bu sahada en güzel nazım örnekleriyle millî kültür-sanatımıza değer katmış bulunan Fuzulî, Âşık Dertli, Âşık Seyranî, Âşık Ruhsatî, Fazıl Ahmet Aykaç, Faruk Nafiz Çamlıbel, Orhon Seyfi Orhon, Yusuf Ziya Ortaç, Necip Fâzıl Kısakürek, Yavuz Bülent Bâkiler, M. Hâlistin Kukul ve Ozan Ârif gibi üstâdlarımızı da anmış olmayı diliyoruz… Kalbî sevgi ve saygılarımızla…
Kâh “istibdat”, kâh “dikta”; “hürriyet”in “h”si yok;
“Hür düşünce”, “hür fikir”; “demokrasi sesi” yok!..
“Hür teşebbüs”, “hür kazanç”; “sermaye”nin “s”si yok;
“Hür siyâset”, “hür parti”; “iktidar neş’esi” yok!..
= = = * = = =
“Kılıçdar…” düştü yola, “selâm çaktı” hep sola;
“Tunceli”de neden yok, “sabah ola” hayrola!..
= = = * = = =
“Hizmet-Himmet” var ammâ, “FETÖ”nün bir “F”si yok(!);
“Sureta insanoğlu”, bir tek “işkembesi” yok!..
= = = * = = =
“ABD”dir, “USAF”tır; “NATO”nun “Domuz Beyi”;
“BM”nin “Şer 5’lisi”, neden farklıdır “reyi?..”
= = = * = = =
“YPG”ydi, “PYD”; şimdi “SDG” oldu;
Dünün “PKK”sıydı, “TAK” dedi rengi soldu(!)…
= = = * = = =
“Biden” bu, aynı “Coni”; “Yanki”ler aynı “Yanki”;
“TC”nin gözü “kör” ya, görmüyor bunu sanki!..
= = = * = = =
“Trump” bi “dalış” yaptı; “Suud’u belden” kaptı;
“Arap’ı böldü” yine, “Siyonlar bayram” yaptı!..
= = = * = = =
“İsrail fırsatçı” ya, “durum”dan “hisse” kaptı;
“…Aksa”ya girdi yine, “katliâmları” yaptı!..
= = = * = = =
Şu “İsrail Zulmü”nün, ne “Temmuz-Mayıs”ı var;
“Anne-Teyze” yok ammâ, “ABD Dayısı” var!..
= = = * = = =
“Büyük Şeytân” coşuyor, atları “BOP”tan yemli;
“BİP’çi Yahudi” var ya, “Talmûd-Mişnâ” dümenli!..
= = = * = = =
“Avanjelist-Siyonlar”, girmişler bak kol-kola;
“Dünyâ Devleti” için, düşmüşler bir “b..k yola!..”
= = = * = = =
“Akıl” çıkmış “kafadan”, “vicdan” kalpten fırlamış;
“Gazze-Kudüs Canisi”, kelpler gibi hırlamış!..
= = = * = = =
“Güvenlik Konseyi”ni, eylemişler “maskara”;
“Toplan-Karar al” sonra, takılsın “Veto”lara!..
= = = * = = =
“Cehennem’e 5 Atlı”, hepsi “Domuz Suratlı”;
“Nâr-ı Cahîm” bekliyor, “ateşten 7 katlı!..”
= = = * = = =
“Oynayın-At koşturun”, “günleriniz sayılı”;
“Terör-terör içinde”, kimisi “Sam Dayılı!..”
= = = * = = =
“Kabir-Mahşer” bambaşka; ne “Emmi” der, ne “Dayı”;
“Gel bakalım ey Zâlim, zindan ettin dünyâyı!..”
= = = * = = =
“Orda boru öttürdün, şimdi nerde o sesin?”;
“Zebâniler bekliyor, gel kaçma-neredesin?!..”
= = = * = = =
KAYIKÇ’Ali yaz-söyle, “Zâlimlere” bi duyur;
“BM’miz âmâ ammâ, sanma ki “Mevlâm” uyur!..